Sakarya Ferizli de Tarım ve hayvancılık ile uğraşan iş insanı Erhan Mete “ biz bu topraklarda doğduk ve bu toraklar da büyüdük. Bu toprakların ne kadar verimli olduğunu atalarımızdan hep dinledik ve toprağımıza sahip çıkarak bu toprakları işledik gördük ki yeterli çünkü yağış var ayrıca yine yaylalarımız var ve hayvancılığa da el attık ve işlerimizi hep geliştirme çabasında olduk, şükürler olsun ki biz çalıştıkça toprağımızda verdi hayvanlarımızda et verdi süt verdi ve kazandık dedi.
Tarım ve hayvancılık ile uğraşan iş insanı Erhan Mete “Sakarya fındık rekoltesinde Türkiye 3. Ve yılda 100 bin ton üzerinde fındık üretimi yapılmaktadır. Ancak bu yıl Gürcistan dan geldiği söylenen KOKARCA dan ve külleme nedeniyle fındıklarda çürükler oluştu ve randıman düştü. Böylece olunca da çok meşhur olan Sakarya fındığının kalitesi de düştü. Böyle olunca da fındığın satış ve pazarlaması da beklenenin altında oldu. Buda fındık üreticilerinin zarar etmesini sağladı. Kokarca denilen bu zararlı böcek son 3 yıl da Sakarya bölgemiz de fındık üreticilerine büyük maddi zararlar verdi. Bunun için devletimiz fındık üreticilerine hem destek olmalı hem de üreticiye bu kokarca ilgili bilgilendirme konusunda eğitimler vermeli. Bu konuda kokarca için kullanılan kimyasal ilaçların kullanılması ile fındıklardan beklenen randıman alınmadı ve fındıkların hem randımanı düştü hem de Pazar payı kaybedildi. Bu konu acilen düzeltilmeli fındık üreticisi bilgilendirilmeli.
Yine Sakarya’mızda yılda 400 bin ton gluten oranı yüksek mısır üretilmektedir. Bunlar Sakarya’mızın toprağının ne kadar verimli olduğunu göstermektedir. Bölgemiz bol yağış alan bölge olduğu için bölge insanımızda bu topraklar da Türkiye’nin en meşhur bal kabağını yetiştirmekle ünlüdür. Türkiye pazarında halk Sakarya’nın bal kabağını bundan dolayı tercih etmektedir. Hayvancılık da bizim işimiz, yıllık 400 baş hayvan üretiyoruz. Günlük 1 ton süt üreterek ülke ekonomisine katkı veriyoruz. Hayvanlarımızı doğurtarak hem süt hem de et konusunda da destek veriyoruz. Ancak devletimiz bu işlerle uğraşan köylüye maddi manevi destek olursa bu ülke insanı da Avrupalılar gibi ucuz et yiyebilir. Günlük halktan 4 ton süt topluyoruz, bu da köylünün üretiminin artmasına neden oluyor ve köylüde toprağıyla hayvanlarıyla geçimini sağladığı gibi tüketicilerde hem ucuz ürün hem de sağlıklı ürün kullanmış oluyorlar. Ancak hem ülkemizde hem de verimli toprakları ve geniş arazisi olan Sakarya’mızda tarım ve hayvancılık ihmal edilmiş bir gerçektir. Devletimiz et sektörüne Avrupa da olduğu gibi bir standart getirdiği taktirde hem üreten para kazanarak daha çok hayvancılığa önem verecektir hem de halkımız ucuz et yiyecektir. Çünkü hayvancılık için Türkiye’mizin ve bölgeleri yaylaları yeterlidir. Örneğin hayvancılık ve tarımla uğraşan üreticilere ucuz faiz oranları uygulanmalı, bilgilendirilmeli ve desteklendiği zaman ülkemizde soğanda, patates de ve diğer mutfak mahsullerimizde halkımızın kolayca alabileceği gerçek fiyatlara kavuşur ve hem üreticilerimiz hem de tüketicilerimiz bu ülkenin yetiştirdiği ürünleri kolayca alarak yiyebilir dedi.
Röportaj: Zeki GÖKÇE
